Muğla’da Kamp Zamanı

4 arkadaşımla yola çıktığımız Muğla gezimiz bir hafta sürdü ve Muğla’nın bibirinden güzel, şirin kıyı ilçelerini gezdik, gördük. Akyaka’da başlayan maceramız Marmaris, Datça, Palamutbükü, Knidos, Eski Datça, Köyceğiz, Fethiye, Öldeniz ve Kelebekler vadisinde son buldu.

Akyaka

 

Muğla’nın en sakin ve tenha beldesinden başlamışız meğer gezimize.  Hafif rüzgarlı havası ve ahşap evleri diğer ilçelerden ayıran en önemli özellikleri. Biz de bu sakinlik ve manzaradan yararlanmak, yorgunluğumuzu gidermek için gider gitmez matlarımızı açarak kendimizi sahilin arkasındaki ağaçların altına attık.

Dinlenmemizin ve deniz hasreti gidermemizin ardından kısa Akyaka turumuz başladı. Akyaka’da tek tip mimari zorunluluğu varmış. Kasaba, Nail Çakırhan tarafından tasarlanan meşhur Muğla tarzı ahşap ağırlıklı evlerle bezeli.  Bu evlerde makul ücretlerle hoş bir tatil geçirmek de mümkün.

Elverişli doğal koşulları sayesinde yamaç paraşütü tatilinizi renklendirmek için yapabileceğiniz etkinlikler arasında.

Akyaka’da restoranları, sevimli mekanları, köy çarşısını ve plajları gezebilirsiniz. Akyaka plajı ve Çınar plajı görmeniz gereken yerler arasında.

Akbük Koyu, Değirmenbükü, Küfre Koyu, Boncuk Koyu ve Sedir Adası Akyaka’ya yakın görebilceğiniz diğer şirin koylar.

Otostop ve çadırımız ile gezdiğimiz için akşam çadırımızı atacak bir yer aramaya koyulduk. Çevredeki insanlardan aldığımız bilgilere göre rastegele sahil kenarına çadırımızı atmamızın tehlikeli olacağını öğrenince hafif tepede kurulu, deniz manzaralı Akyaka orman kampı alanına çadırımızı kurduk.  35 tl karşılığında diğer kampçıların arasına çadırımızı attık. Ayrıca 7 tl karşılığında elektrik de alabiliyorsunuz. Oldukça kalabalık bir kamp alanı olduğu için kamp yapan diğer komşularımız eksiklerimizde bize yardımcı oldular.

Bu sevimli ve küçük, Muğla’nın saklı cennetinde 1 günlük gezimizin ve konaklamamızın ardından ertesi sabah yeni bir yer için yola koyulduk.  Eğer sakin, huzurlu ve bir o kadar da güzel ve sevimli bir kıyı kasabasında vakit geçirmek istiyorsanız Akyaka tam size göre.

Marmaris

hb_b_07164608_l-b
Marmaris Akyaka’nın tam zıttı bir ilçe. Akyaka ne kadar sakin, tenha ve küçük bir kasaba ise Marmaris o kadar hareketli, kalabalık ve büyük bir yer.

Marmaris Kalesi  ve Hafsa Sultan Kervansarayı şehrin simgelerinden. 1500’lü yıllarda Kanuni zamanında yaptırıldığı düşünülen mekanlar tarih severler için görülmesi gereken yerlerden.

Eski Çarşı İstanbul’da ki kapalı çarşıya benzeyen ama daha küçüğü alışveriş yapabileceğiniz şehrin ortasında bulunan güzel bir yer.

Eğer eğlenmek, hareketli bir tatil geçirmek istiyorsanız Marmaris en iyi seçeneklerden birisi. Geceleri ile de meşhur olduğunu duyduğumuz Marmariste barlar sokağında vakit geçirebilirsiniz.

Ayrıca birbirinden güzel plajları ve koylarını da gezmeyi unutmayın.

Datça

1-1
Datça da Marmaris benzeri bir ilçe denilebilir. Tatile gelenlerin çoğu sahillerdeki restoranlarda yemek yiyerek, cafe ve barlarında vakit geçiriyorlar. Eğlenmek isteyenler çoğu liman çevresinde yer alan eğlence mekanlarında tatilin tadını çıkarıyorlar.

Daha farklı ve doğal güzelliklere sahip mekanlar arayan gezginler olduğumuz için Marmariste ve Datça da geçirdiğimiz birkaç saat sonrası Palamutbükü yollarına düştük.

Ancak bizim gibi evini sırtında taşıyan ve yemek ihtiyacını market alışverişleri ile gideren gezginler iseniz küçük bük ve koylara gitmeden önce alışverişlerinizi yapmayı unutmayın. Biz de Datça’da biraz market ve pazar alışverişi yaptık. Sırtımızda gezgin çantalırımız ve çadırlarımızı gören Muğla’nın sıcak kanlı insanları alışverişte de bizlere yardımcı oldular. Alışveriş yaptığımız esnaf neredeyse yarı fiyat alarak bize çay ısmarladı ve gezi hikayelerimizi dinledi. Pazarda da aldığımız hiçbir şeye ücret ödemedik.

Palamutbükü

palamutbuku

Palamutbükü benim Muğla’da vakit geçirmekten en çok zevk aldığım yerlerden biri oldu. Akyaka gibi küçük bir sahile ve çarşıya sahip olan Palamutbükünde ilk işimiz çadırımızı özgürce sahil kenarında tenha bir yere atmak oldu.

Palamutbükü’nün sıcak havalara göre güzel ama bizim gibi çadırda kalanlar için en sıkıntılı yönü çok rüzgarlı olan havasıydı. Bu yüzden denizi de oldukça dalgalıydı.

Kısa bir yüzme sefasının sonrası yan tarafımızdaki yardımsever restoran sahipleri yerlerinde duş almamıza izin verdiler.

Sahilde yaktığımız ateşte pişirdiğimiz tavuk, patates ve biberlerimizi maalesef rüzgarlı havadan dolayı çadırımızda yemek zorunda kaldık. Sonrasında da kıyı da kısa bir gezintiye çıktık. Eğer hotellerde kalmak istiyorsanız burası da kıyıda çok sevimli konaklama mekanlarına sahip.

Rüzgardan çadırımızı da yere iyi sabitlemek gerekti ve Muğla’da en rüzgarlı ve uğultulu gecemizi burada geçirdik.

Eğer huzurlu, temiz havada ve doğal güzellikte bir yerde tatil yapmak istiyorsanız kesinlikle palamutbüküne uğrayın derim. Çadırda konaklamış olmasayıdık birkaç gün daha palamutbükünde kalabilirdik.

Knidos

IMG_4313

Knidos antik çağın en önemli ticaret, sanat ve kültür kentiymiş. Tekir Burnu üzerinde kurulmuş olan yerde Apollan, Korinth ve Dor Tapınağı, Yuvarlak Tapınak ve Sunağı, 2 adet tiyatro ve Dionysos Tapınağı gibi çok sayıda eser ve yapıyı burada bulmak mümkün.

Knidos Datça Merkezine 38 km uzaklıkta olup kendi arabalarınızla veya Palamutbükü minibüsleri ile gidip dönebilirsiniz, Datça Detay sayfalarında minibüs saatleri bulunmakta. Ayrıca araç kiralama ya da Datça’dan deniz taksisi kullanarakta ulaşmak mümkün.

Otostop ile Palamutbükünden direk Knidos’a giden bir araç bulmak çok zor. Biz de küçük köylere uğrayarak yavaş yavaş ulaştık. En aklımızda kalanı Yazıköydü sanırım. Akdeniz mimarisindeki taş evlerden ve daracık sokaklardan geçiyorsunuz. Köyün yardımsever ve sıcakkanlı insanları ile sohbet ede ede ve fotoğraf çekerek ilerledik. Bir köy kahvesinde çayımızı içmeyi de ihmal etmedik. Yazı köyden 7-8 km kadar sonra Knidos geliyor. Knidos tabelasını gördüğünüz kavşakta beklerseniz daha çok araç bulma şansınız var.

Knidos antik kentine giriş ücreti 10tl. Müze kartı olanlara ise ücretsiz.  1-2 saatinizi ayırarak tüm antik kenti turlayabilirsiniz.

Belde de yalnızca birkaç otel ve pansiyondan başka konaklama şansı yok. Ama yakın konumdaki Datça’da onlarca otel ve butik otel bulabilir orda da konaklayabilirsiniz.

Eski Datça

Denize kıyısı olmamasına rağmen görülmesi gereken bizim de en güzel vakit geçirdiğimiz yerlerden birisi oldu Eski Datça. Daracık sokakları, eski tarz ahşap mimari evleri, el sanatları atölyeleri ve küçük, sevimli cafeleri ile sadece birkaç saatte gezilebilecek bir kasaba. Lakin bizim gibi çok severseniz iki gün bile yetmeyebilir.

Eski Datça’ya vardığımızda akşam oluyordu ve çadırımızı nereye kuracağımızı bile bilmiyorduk. Can Yücel sokağında gezerken Can Yücel’in kızı ve eşi ile karşılaştık. Bize şairin minik bir şiir kitabını hediye ettiler. Şans bizi bırakmadı ve komşuları evlerinde konaklamamız için davet ettiler. İki gün boyunca sevimli kızları ve yardımsever ailesi ile keyifli sohbetler ettik. Bu yüzden ayrılırken en buruk olduğumuz yerdi sanırım Eski Datça.

_DSC9380

Küçük bir not: Can Yücel’in evi maalesef ziyarete açık değil. Sadece şairin doğum günü 12 Ağustos’ta anma nedeniyle açık oluyormuş.

Mekanım Datça olsun!  Can Yücel
_DSC9372

Köyceğiz

Fethiye’ye giderken yolumuzun üzeri madem diyerek Köyceğiz’e de uğramaya karar verdik.

Köyceğiz Muğla’nın diğer kasabalarına göre biraz iç kesimde kalıyor. Bu yüzden denize kıyısı yok. Kasabaya doğru indiğinizde gördüğünüz şey ise Köyceğiz gölü bizim gibi denize de kıyısı varmış sanmayın. 🙂

Eğlenceli, hareketli bir tatil yeri arıyorsanız burası orası değil. Doğal güzellikleri ve temiz havası ile huzurlu vakit geçirebileceğiniz sakin bir kasaba Köyceğiz.

Göl kenarında birçok kafe ve restoran bulunmakta. Çayınız eşliğinde güzel göl manzarasını seyredebilir, göl kenarında yürüyüşe çıkabilir, bisiklet kiralayarak beldeyi turlayabilirsiniz.

Kaplıcaları, yuvarlakçay, ekincik koyu ve küçük antik kentleri görebileceğiniz yerler arasında.

” Köyceğiz’de, yeryüzündeki tüm orkestraların bin bir musikisi, yeşile dönüşmüş gibi… Kavaklar, salkım söğütler, okaliptüsler, günlükler, çınarlar ve çamlar… Artık hepsi değişik tonlarda yemyeşil…” Çetin Altan

Fethiye – Ölüdeniz

1155x510_olu_deniz
Muğla’da en çok yerli ve yabancı turiste rastlayacağınız yer Fethiye. Oldukça hareketli bir ilçe olan Fethiye’de her çeşit restoran, kafe, market, pazar bulabilirsinizAyrıca her kesim ve bütçeye uygun konaklama yerleri de mevcut. Oteller, kamp alanları, pansiyonlar, apart oteller kiralayabilirsiniz.

Fethiye denince akla ilk ölüdeniz gelir. Sıcak havası, uzun plajı ve masmavi denizi ile bir cennet Ölüdeniz. Sahilde kalma geleneğimizi sürdürerek burada da plajın sonunda ağaçların altına deniz manzarasının tam karşısına çadırımızı attık. Kıyıda çalışan pek çok restoran ve kafe görevlisi sahilde çadır kurulmasından rahatsız olarak uyarıyor ve yasak olduğunu söylüyorlar. Başta söyleyeyim ki öyle bir yasak, para kesme cezası yok. Yalnızca sahilin bitiminde daha sakin yerlere atarsanız çadırınızı rahatsız edilmekten de kurtulursunuz. Biz kurduktan sonra birkaç çadırlı gezgin de etrafımızda çadırlarını açtılar.

Ölüdeniz ’de en çok yapılan aktivitelerden biri yamaç paraşütü sanırım. Dünyanın çeşitli yerlerinden profesyonel yamaç paraşütü sporcuları buraya geliyorlar.

Çimlerde yorgunluğunuzu attıktan sonra, masmavi sularında yüzebilir, geniş plajında güneşlenebilir, deniz sesi, kokusu, mavilik ve yeşilliğin muhteşem birlikteliği ile çadırınızda yeni bir güne başlayabilirsiniz.

Kelebekler  Vadisi

Cennet işte burası!

29

  1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan alan ismini barındırdığı 80’e yakın kelebek türünden ve özellikle kaplan kelebeğinden almış Fethiye’nin en meşhur koylarından biriymiş.

Ulaşım için iki yol var:

Kelebekler Vadisi’ne gitmek için önce Ölüdeniz’e gideceksiniz, oradan gidiş-dönüş binebileceğiniz bir tekneyle vadinin kumsalına ineceksiniz. Tekne yolculuğu yarım saat sürüyor.

Diğer bir yol ise yaklaşık 300 metrelik dağı iplerle ve kayalara tutunarak inmek. Biz zorluğunu bilmeyerek bu yolu tercih ettik. Dağdan iniş sınırına geldiğinizde dağcılık yeteneği gerektirdiğini belirten bir uyarı tabelası ile karşılaşacaksınız. Bunu görmeme rağmen ben bu kadar dik olacağını düşünmemiştim ve patika bir yol bekliyordum. Maalesef dik bir yamaç ağaçlara bağlanmış kalın iplerle karşılaştım. Sırt çantalarımız ile inmemiz artı bir zorluk kattı. Gerçekten benim gibi yüksekten korkuyor ve dağcılık konusunda çok fazla tecrübeye sahip değilseniz deniz yolunu tercih etmelisiniz. Zira dönüşümüz için kesinlikle tekneye karar vermiştik. 🙂

_DSC9560
Kelebekler vadisinde çadır kurabilir ya da üzeri çalı ve yapraklarla kaplı çardaklarda, ağaç dalları arasına kurulmuş teraslarda geceleyebilirsiniz. Ancak özel bir alan olduğundan dolayı çadırınız için her yere ücret ödemek zorundasınız. Buna sabah ve akşam yemekleri de dahil. Kaldığınız yere göre 30, 50, 60 fiyatlar değişiyor.  Yemekler ve kahvaltı açık büfe ve oldukça lezzetli. Et ürünü bulamazsınız ancak hepsi farklı malzeme ile yapılmış sağlıklı ve lezzetli yemekler yiyeceksiniz.

Biz vadiye vardığımızda hava kararmıştı, saat 8’i geçmişti ve uzun bir dağcılık macerasından sonra duş almamız gerekiyordu. Ancak bizi kötü bir sürpriz bekliyordu. Güneş panelleri sayesinde sıcak su bulunduğu için hayatımda ilk kez buz gibi bir suda duş almak zorunda kaldım. Aman siz geç saatlere kalmayın! 🙂

Kumsalda hoş bir kır lokantası bulunuyor. İşletmeciler barınma, geliş, gidiş gibi birçok konuda sizlere yardımcı oluyorlar.

Gerçekten huzurlu, sakin, doğa ile iç içe bir tatil geçirmek istiyorsanız ilk düşüneceğiniz yer Kelebekler vadisi olsun. 2 gün kalmak bize yetmedi. Muğla’ya tekrar tatile gidersem ilk tercihim kesinlikle kelebekler vadisi olacaktır.
_DSC9568

Bütün gezimiz boyunca bizi arabasına alan ya da almak isteyip yeri olmayan tüm güzel insanlara, her konuda yardımcı olmaya çalışan insanlarına, esnafına, hiç düşünmeden bizi evlerinde misafir edip harika iki gün geçirmemizi sağlayan içten aileye kalpten selamımız olsun

IMG-20150820-WA0000

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s