Her İnsan biraz Romandır

Dikkat! Eser miktarda psikolojik haller içerebilir.

Herkesin vardır ilk gördüğü bir kişiye karşı önyargısı. Mutlaka olmuştur. Kimse ben önyargılı yaklaşmam diyemez. Önyargılarımız da karşımızdakinin dış görünüşüne göre oluşur genelde. Süslü kokonaya bak kesin çok burnu havada bir kız. Ya da ne kadar soğuk no-frost buzdolabı mübarek hiç gülmüyor. Olabilir tanımadığın bir insan hakkında nasıl biri olduğuna dair fikir yürütebilirsin. Ancak bu insana karşı oluşan önyargılı fikirlerin davranışlarına yansıdığı anla fitilin girdiği an aynı oluyor!

Genelde insanlar hakkında yanılan biri değilimdir. Ukalalık olsun diye söylemiyorum. Cidden kız! Yani bir insanı ilk gördüğümdeki düşüncem ile tanıdıkça onun hakkında oluşan düşüncelerim değişmez genelde. Artık 6. his mi dersiniz gönül gözü mü açık dersiniz bilemem. Bana çok büyük bir avantaj ve fayda sağlar ama bunu reddedemem. Kimden iyilik kimden hangi durumda kötülük geleceğini az çok tahmin edebilmek şanslı kılar sizi. Tabi yaşanmışlıkların payı büyüktür bunda.

Geçen bir arkadaş bir cümle kullandı ve bunun üzerine bu yazı esti geldi. Dedi ki: “İnsanlar değişiyorlar, kimse ilk günkü gibi değil.” Ya bir şey diyeceğim bence öyle değil. Ağızlara pelesenk olmuş bir cümle bu ama bence anlamı daha derin ve göründüğü gibi değil. Hayatım boyunca bana bu cümleyi kuran kişiye de ben de şunu söyledim: “İnsanlar değişmezler, gün geçtikçe sen onları tanırsın.”

Tut ki bir yıldır tanıdığın bir insandan bir kötülük gördün. Şimdi bir yıldır sana bir kötülük yapmamış bir insanın bu kötülüğünü ‘ya sen çok değiştin’ diye mi karşılayacaksın. Öyleyse eğer var haline. Çünkü eğer öyleyse kimsenin karakterini sorgulamayacaksın. Sorgulayamazsın! Değişebilir çünkü! Bu noktada yine diyeceğim o ki karakterin senin parmak izindir. Her insanın içinde biraz kötü olma güdüsü vardır. Ancak bunun ortaya çıkmasını olaylar ve zaman belirler. Zaman geçtikçe bir insanın hangi durumda kötü olabileceğini, neye kızabileceğini, neyi daha çok sevip neden daha çok nefret edeceğini ve en önemlisi hangi durumda hangi davranışı sergileyeceğini anlarsın. Yani tanırsın!

Bilmem anlatabiliyor muyum? Bu mesele mühim. Sessizlik lütfen. Düşüncelerinizi yazının sonunda konuşturursunuz!

Bu konuda maalesef yine medyanın bizi yanlış etkilediği kanaatindeyim. Mesela izlediğimiz dizi ve filmlerde iki ayrı insan vardır. Kötü ve iyi. Şimdi bu dizilerdeki melek kızı ele alırsak kuzum, bu kızın hiç mi damarına basmıyorlar. Hiç mi yok kırılma noktası? Nasıl bu kadar iyi, anlayışlı? Böyle insan var mı reel dünyada? Yok canım, yok. İnsanları iyi, kötü, güzel, çirkin diye kesin çizgilerle ayırıp ilk oluşan ön yargınızı rafa kaldırınız lütfen! Çok televizyon da izlemeyin! Kötü etkileniyorsunuz sonra. 🙂

Şimdi yavaşça çıkarın o ön yargı gözlüklerinizi! Dünya daha aydınlık bir yer olacak inanın bana.  Kimse ilk gün tanıdığınız insan değildir. 5 yıl da geçse 10 yıl da geçse bir insanın derinliklerini tanıyamayabilirsiniz. Çoğunlukla insan 40 yıl geçtiğinde de kendini bile tanımamıştır henüz. Zayıflıklarını, güçlü yönlerini, en ince kırılma noktalarını, karanlık yönlerini, derin acılarını bilemeyebilir. İnsan kendine bile itiraf edemediği şeyleri nasıl olsun da sana yansıtsın öyle değil mi? O sebepledir ki “Her İnsan biraz Romandır.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s