Minimalizme Giriş: Üç Zararlı Diyeti

Bir süre önce hayatıma yeni bir akımı dahil ettim. Aslında tam olarak uygulayabildiğim söylenemez. Hele son zamanlarda çizgiyi baya aştım. Yine de bu sefer olacak biliyorum. Sonuçta denemek başarmanın yarısıdır. 🙂 Neymiş bu yeni akım efenim derseniz… Minimalizm! Dilek ve Minimalizm iki ayrı dünya beni tanıyanlar bunu der eminim. Olsun kararlı bir minimalist olma yoluna tekrar düşüyorum. Bu yazıda minimalist hayatımın başlangıcının ilk adımı ve imzası olsun.

İnsan olarak hepimizin hayatında sevdiği, sevmediği; sıkı sıkıya bağlı olduğu; kendisine yararlı veya zarar veren şeyler vardır. İşte bu noktada insanın hayatında kendisine zarar veren şeylerin farkında olması gerekiyor. Ben de hayatımda üç zararlı şeyin beni olumsuz durum ve duygulara ittiğinin farkındayım. Bu sebeple ilk minimalist adımlarım üç zararlı diyeti ile başlayacak.

Peki, nedir bu üç zararlılar?

İlk olarak “hep fazlasına sahip olma istediği”. Uzun zamandır bu kirlin suyun içinde debelenenlerdenim ben de. Ne kadar kaçmak istesem de yaşadığım çevre buna izin vermiyor. En başta bir alışveriş çılgınlığı sarmış dört bir yanımı. 😦 Çalışmaya ve kendi paramı kazanmaya başladıktan sonra bataklığa daha da batıyorum. Bu yüzden öncelikle yapmaya çalışacağım şey “az eşya” mottosunu hayatıma yerleştirmeye çalışmak. Bunun için alışveriş harcamalarımı kısmayı planlıyorum. Kıyafet, ayakkabı, çanta bir kadının vazgeçilmezleri arasında olabilir ama her şeyin fazlası zarardır. Para, zaman, huzur ve pek çok açıdan zararlıdır. Bu sebeplerden az ve öz mottosunu hayatıma entegre etmede ilk adımı atmış bulunuyorum. 🙂

İkinci olarak hayatımıza kısa veya uzun süreliğine giren, çıkan uğrayan tüm insanları göz önünde bulunduruyorum. Yani “az insan” felsefesinden bahsediyorum. Yine az ve öz. Elbet hepimizin çok sevdiği, yakından tanıdığı, dertlerini paylaştığı kimseleri vardır. Bahsettiğim şey bu kişiler değil. Bahsettiğim, hayatınızda bir şeyleri alıp götürdüğünü düşündüğünüz, olumsuz, negatif duygularla sizi etkileyen kimseler. Sanırım bu maddeyi bir-iki yıl öncesinden itibaren yapmayı denedim ve başardım. Beni üzen, iyiliğimi düşünmeyen, kendi çıkarlarını her şeyin ve herkesin önüne koyan, bencil ve iyiliklerim karşısında kötülük bulduğum herkesi hayatımdan çıkarmış bulunuyorum. İçim, vicdanım ve tüm bedenim çok rahatız.  Bence denemelisiniz. Bundan sonra da böyle olacağına dair sözü çoktan verdim kendime.

Son olarak ise belki de en büyük ortak noktamız olumsuz, kötü duygular… Bunlardan kurtulmak diğer iki maddeye göre daha zor sanırım. Bu yüzden kolaydan zora doğru bir sıralama yaptım. Aslında ilk ikisinden arındıktan sonra sona kalan şeylerden de biraz arınmış oluyorsunuz. Bugüne kadar genelde neşeli, bazen depresif, arada konuşmayan, bazen ise çok konuşan, kendi halinde bir insan olarak tanındım. Yani öyle sanıyorum. 🙂 Emin olduğum şey ise içimdeki duygular sadece bana kalıyordu. Duygularımı açıkça dışarı vuran bir insan olmadığımı söylüyorum yani. Yaşadığım tüm olumsuz duygular çevremdekilerden ziyade bana zarar veriyordu. Öyle de olmasını istiyordum. Zamanla (belki de yaş ilerledikçe ) aslında insanın kendisi dışında birkaç önemli şeye sahip olduğunun farkına vardım. Bu sebeplerden dolayı tüm olumsuz duygulara bir dur demenin zamanı geldiği kanısındayım. Bir anda olabilecek bir şeyden bahsetmediğimin farkındayım. Yine de vazgeçmeyi düşünmüyorum.

“Peki kısa bir süre içerisinde üç zararlı diyetini ne kadar uyguladın?” Derseniz.

İlk maddeyi yavaş yavaş yaşamıma yerleştirmiş bulunuyorum. Öncelikle sahip olduğum tüm gereksiz eşyalardan kurtuldum. Resmen kıyafet dolabımın yarısı gitti. Gitti derken kullanılabilir bütün eşyalarımı -ki çoğu yeniydi hatta hiç giymediklerim bile vardı aralarında-  yaşadığım yerdeki belediyeye verdim. Onlarda ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar. Siz de istemediğiniz eşyalarınızla bu şekilde fayda sağlayabilirsiniz. Daha sonra kullanmadığım tüm makyaj malzemelerini, cilt bakım ürünlerini de verdim. En sonunda ise işime yaramayacak ya da fazlalık olan tüm ders kitaplarını elimden çıkardım. Arkadaşlarıma, ihtiyacı olanlara ve okullara dağıttım. (Kitaplar benim için en değerlileri bu yüzden sadece ders kitaplarımı verdim, kitaplığım olduğu gibi duruyor. )  Şimdi ise müthiş hafiflemiş hissediyorum. Daha gözüme batan birçok eşya var evimde ama onların da sırası gelecek.  Tabi sadece eldekileri çıkarmakla olmuyor… Aynı zamanda ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almayacağım artık.

İkinci maddeyi zaten bir-iki yıldır uygulayabildiğimi söylemiştim. Bana huzur, mutluluk vermeyen hiçbir insanın yeri yok hayatımda. Sanırım bunu yapmak ilk maddeye göre daha kolaydı zaten.  Bilemedim neden, sanırım zaten uzun bir süre önce kafaya koymuşum ya da günümüzde insan ilişkilerinin eşyalarla olan ilişkilerimizden daha şeffaf ve gelir-geçer olması mı sebep acaba? Her neyse bu da beni çok hafifletti.

Son olarak olumsuz düşünce ve duygulardan bahsetmiştim. Bunun için baya bir süredir uğraşıyorum. İnsanın alışkanlarını değiştirmesi gerçekten uzun zaman istiyor hele ki düşünceler ve duygular en zor değişenler… Değişim için ise son zamanlarda kişisel gelişim kitaplarından, videolarına; bloglarından, seminerlerine kadar hepsine sardım.  İşe yaradı mı diye sorarsanız, bence çok yaradı. Kendimi eskisine göre hem kafa hem de vücut olarak daha rahatlamış hissediyorum. Kişisel gelişim zırvalıklarından bahsediyorsan gidiyorum ben diyenlere kulaklarınızı tıkayın öncelikle lütfen. Onlar zaten değişime her türlü karşı olan insanlardır. Daha sonra karşınıza çıkan her bilgiyi, yazıyı, kitabı okumaya, videoları izlemeye verin kendinizi. Belki düşüncelerinizle uymayanlar olacaktır, sevmedikleriniz olacaktır, olabilir. Hepsi haklı demiyorum zaten. Önemli olan içlerinden sizin kendinize fayda sağladığını düşündüğünüz şeyi çekip almak.

İşte böyle… Kısacası bir yerden başlamış olmak bile mutlu etti. Daha çok yolum var farkındayım. Zamanla taşlar yerine oturacak diye düşünüyorum. Önemli olan hayatta sizi gerçekten mutlu eden şeyleri bilmek ve onlarla yaşamak. Şimdi değer verdiklerinize odaklanmanın sırası… Mutluluk hep sizinle olsun.

Reklamlar

Minimalizme Giriş: Üç Zararlı Diyeti’ için 5 yanıt

  1. Harika bir yazı olmuş. Bu diyete başlasam iyi olacak. 🙂
    Bu yazınızla sizi tanıma fırsatını yakaladım. İyi ki tıklamışım. Artık sıkı takipçinizim. Yeni yazılar gelene kadar diğer yazılarınızı okumaya başlayayım en iyisi. 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s