Minimal Adımlar

Heyooo, ben geldim.

Bugün insanlık için küçük kendim için ise kocaman bir adım daha attım. Dolabımdaki kıyafetlerin bir yarısı daha ayrıldı. Üstelik bunlar çoğu kararsız kaldığım, olmasa bile vermeye kıyamadığım, bir kere giydiğim ya da hiç giymeyip belki bir gün işime yarar dediğim kıyafetler. Tam 3 koli eşya çıktı. (Gözlerini kapatan maymuncuk) Doğrusu bu kadar çok eşyayı her seferinde nasıl çıkartıyorum bilmiyorum. 4 kapılı 2 çekmeceli bir dolabım var. Buraya sığmayan bütün eşyalarım kardeşimin, annemle babamın dolaplarını işgal ediyordu. Resmen evin içinde her köşeden benim kıyafetim çıkıyordu. Böyle eksilttikçe nasıl hafifliyorum anlatamam. Bu arada eşyaları çöpe atmıyorum! Belediyeye veriyoruz. Üç Zararlı Diyeti yazımda bahsetmiştim.

Kıyafet dışında başka bir eşya vermiyorum. Çünkü ihtiyacım olmayan hiçbir şey kalmadı. Birkaç makyaj malzemem var hatta şöyle açıklıyım ne gerekiyorsa her şeyden birer adet yani küçük bir makyaj çantasının içine sığabiliyor hepsi. Bunlar dışında tüm ders kitapları ıvır zıvır verildi. Sadece romanlarım ve diğer kitaplığım duruyor. Onlar olmadan asla. 🙂 Sonra… çanta dediğin üç-dört tane var. Sırt çantası, el çantası, omuz çantası yani gerekli birkaç çanta. Çamaşır dolabım zaten sadece kullandıklarımla dolu. Genelde siyah. Çünkü her şeyle uyumlu oluyorlar. 🙂 Takı malzemelerim kalmadı desem yeridir. Birkaç kolye, bilezik, küpe… Bazı günler gerçekten gerekiyorlar kıyafeti tamamlamak için.

Yani baya baya hafifledim. Daha var biliyor musunuz? Mesela kıyamadığım iki tane renkli pantolonum var. Zayıflarsam giyerim diye duran. Çünkü gerçekten bir daha başka yerde bulamayacağım kumaşlar. Mazeret bu biliyorum o nedenle kısa sürede onların da gideceğini düşünüyorum. Birkaç tane de daha sonra tanıdıklarıma vereceğim çantalar var. Yavaş yavaş hepsinin sırası geliyor. Bu arada veriyorum evet ama almıyorum da. 3 aydır hiçbir kıyafet almadım. Takı, çanta, küçük eşya zaten uzun süredir almıyorum. Makyaj malzemesini ve birkaç bakım kremini bittikçe alıyorum.

İnanır mısınız artık mağazalara girmiyorum. Geçen gün Celal ayakkabılarda indirim varmış bakalım diye bir yere sürüklüyordu beni. Onu dahi sokmadım. 🙂 Çünkü ikimizin de ayakkabıya ihtiyacı yoktu. Doğrusu bu tutumum onu da mutlu ediyor. O zaten alışveriş çılgını bir insan değildi. İhtiyacı olanı tek bildiği bir mağazadan alıp çıkan bir insan. Benim de öyle olmam ikimizi daha da rahatlattı. Çünkü artık ne nakitimizi ne de vaktimizi mağazalarda harcıyoruz. Hani girersem kesin ben bir şey alırım da demiyorum. Doğrusu artık bir şey beğensem de ikinci defa düşünüyorum. Yani oradan bi uzaklaşıyorum. Kaçmıyor ya! Ertesi gün gelir alırım. Genellikle de almıyorum zaten.

Gerçek şu ki hayatı biraz yavaşlattığınızda ağır adımlarla ilerlediğinizde göreceksiniz ki çok fazla vaktiniz var. Ayrıca çok fazla da paranız var. Bugüne kadar aldığım tüm kıyafetlerin yerine para biriktirseydim eminim dünya turuna çıkabilirdim. Neyse bu tarz konular beni üzüyor. Bundan sonraki maçlara bakıyoruz. 🙂

Yavaşlamak demişken çoğu marka, reklamlar vs. hepsi sizin hızlı hareket etmenizi ister. Mesela büyük fast food zincirleri. Adına bakar mısınız? FAST FOOD! Daha ne kadar açıklanabilir ki! Hemen ye, kalk git ve tekrar acık, geri gel! Kıyafet mağazaları da böyledir. Yanında ikincisi %50 indirimli. İndirim lafını duyunca alayım, iki tane almış olcam diyorsun. Oysaki o ikinciyi hiç giymeyeceksin. Mesela büyük alışveriş marketlerinde promosyonlu ürünler olur. Kasada çalışanlar sorarlar bu indirime girdi ‘sınırlı sayıda’ alır mısınız? Dur ben bir düşüneyim diyemezsiniz genelde o gereksiz şeyler alınırlar.

Neyse baya baya mutlu oluyorum ben bu akımla onu fark ettim. Alışveriş kafası yok. İhtiyacım olunanlar listesi yapılıyor onlar alınıyor ve alışveriş bitiyor. Dolabı açtığımda ne giysem derdi de yok. Tüm bunlar dışında beni rahatlatan başka büyük bir şey var. Ne biliyor musunuz kandırılmış gibi hissetmiyorum. Yani bazen bir bluz aldığımda ya ben bunu niye aldım giymicem sırf rengi güzel diye aldım der ve üzülürdüm. Şu anda çıkan 3 koli eşya da bunun göstergesi. Yada uyumlu olsun diye pembe aldığım ayakkabının yanına pembe çanta almak. Bir de markaların ya sen bu gözlüğü al nasıl cool, asil gözükeceksin diye vaatleri vardır hani. İşte artık bu vaatlere de kanmıyorum. Çünkü yarı fiyatına aynı özelliklere sahip gözlüğü ben başka yerden alabiliyorum.

Bu yazı bitmeyecek, ne dolmuşum ama? Öyle işte sevgili minimalistler, minimalist olmayı düşünenler. Hayat, sırtındaki tüm yüklerden yavaş yavaş kurtuldukça güzelleşiyor. 🙂

Reklamlar

Minimal Adımlar’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s