Moda ve Minimalizm İlişkisi

Moda ve Minimalizm ilişkisinden önce neden bu yazıyı yazma gereği duyduğumu açıklamak isterim. Minimalizm hayatıma girdiğinden bu yana tüketim alışkanlıklarımızı, ihtiyaçlarımızı, farkındalıklarımızı ve pek çok şeyi eskisine göre daha fazla sorgular ve araştırır oldum. Minimalizm kavramının bir moda akımı olup olmadığı, minimalizmin ne olduğu, modanın ne olduğu, tarihsel süreçleri ve hayatımıza etkilerini az çok birlikte anlamaya çalışacağımız bir yazı olacak. İnternetten ve bazı yazılı kaynaklardan edindiğim bilgilerle birlikte kendi yorumlarımı da katacağım yazımın özünde eleştiriden ya da taraf olmaktan çok yön gösterme amaçlı olmasını diliyorum.

Moda Nedir?

İlk olarak Moda kavramından hayatımızdaki yerinden ve tarihsel gelişiminden kısaca bahsetmek gerek. İnsanoğlunun ilk çağlardan itibaren temel ihtiyaçlarından birisi kendini tehlikelerden korumak, güvende hissetmek olmuştur. İşte bu sebeple de örtünme kavramı ortaya çıkmıştır. Soğuktan korunmak için yakaladıkları hayvanların postlarından kendilerine bugün ‘mont, kaban vs.’ dediğimiz giyecekleri yapmışlardır. Sıcak bölgelerde yaşayan insanlar ise kendilerini sıcaklardan korumak adına bazı kıyafetleri üretmişlerdir. Örneğin kadınların kafalarına bir şal, örtü örtmesi ilk kez sıcaktan korunma amaçlı yapıldığı söylenmektedir. Kısacası giyinme kavramı ilk kez pek çok şey gibi insanoğlunun ihtiyaçlarından doğmuştur. Peki, giyinmenin ihtiyaç olarak doğmasından sonra moda hayatlarımıza nasıl yerleşmiş ve yaşam biçimi haline gelmiştir?

Moda kelimesi latince “hemen şimdi” kelimesine gelen “modo”dan türetilmiştir. İtalyancada ise değişiklik gereksinimi ve geçici yenilik anlamlarını taşır. Türk Dil Kurumu’na göre ise “Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi.”dir.

Kıyafetlerdeki moda akımları, eski Roma’da ve Ortaçağ’da meydana gelen ekonomik veya sosyal değişimlerle ortaya çıkmıştır. Kraliyet ailelerinin ve yüksek mertebede görev alan kişilerin kendilerini alt sınıf tabakadan ayırmak için kullandıkları bir gösterge, imaj siz ne derseniz o olmuştur moda. Çağımıza kadar da sınıfları birbirinden ayırmak için kullanılmıştır.

“Yüksek tabakaların modaları, kendilerini alt tabakaların modalarından ayırır; ne zamanki alt tabakalar yüksektekilerin modalarını devralmaya başlar, o zaman yüksek tabaka bunlardan vazgeçer” Simmel, moda döngüsünü ise şu şekilde açıklamaktadır.

Tanımda da bahsedildiği gibi geçici bir yeniliktir. İnsanlar bu zamana kadar hep yeni ve farklı olana öykünmüşlerdir. Çağımıza gelene kadar moda dönemin gerekliliklerini ve yaşam biçimini yansıtmıştır. Moda endüstrisi de modern çağın bir ürünüdür. 20. yüzyılın başında dikiş makinesi ve küresel kapitalizmin yükselişi, fabrika sistemlerinin artması gibi teknolojik gelişmeler mağazaları yaygınlaştırmış ve uygun fiyatlı ürünler ortaya çıkarmıştır. Bu da moda endüstrisini doğurmuştur.

Tabi ki modayı sadece giyim ve stil ile sınırlandıramayız. Gezilebilecek en ünlü yerler, en moda yemek mekânları, Sevgililer Günü trendleri ve en çok tercih edilen otomobiller gibi faydalanılan ve ihtiyaç duyulan şeyler de günümüzde moda haline gelmişlerdir.

Bugün moda olan bir giysi,

 10 yıl sonra itici,

30 yıl sonra ilginç,

50 yıl sonra ise müthiş kabul edilecektir.”
Levier (ingiliz moda araştırmacısı)

Minimalizm Nedir?

Minimalizm 1960’lı yıllarda bir sanat akımı olarak ortaya çıkmıştır. Ve bu akımın çıkış noktası, soyut dışavurumculuğun şekle ve duyguya verdiği aşırı öneme karşı tepki göstermek olmuştur. Çünkü minimalizmde, nesnenin nesne olma özelliğine dikkat çekme amacı güdülmektedir. Yani ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı, daha derine inersek ne kadar süre ile hangi seviyede ihtiyacına yönelik olduğunu içermektedir.

İlk etapta bir sanat akımı olarak ortaya çıkan minimalizm, günümüzün yaşam felsefelerinden biri haline gelmiştir. Nitekim bu olgu da tıpkı sanatta olduğu gibi karmaşaya, gereksiz fazlalığa ve biçimciliğe karşı bir tepki niteliğinde oluşmuştur.

Minimalist olabilmek için ise maddi-manevi bütün fazlalıklardan kurtulmak gerekmektedir. Hayatına aldığın her eşyanın bir anlamı, amacı, hizmet ettiği bir ihtiyacına yönelik olması gerekmektedir. Eşya ile sınırlandırma yapmadan hayatımıza aldığımız tüm insanlar, düşünceler, alışkanlıklarımızda ihtiyaçlarımızın sonucu ortaya çıkmış olması gerekir. Kısacası minimalizm hayatında ihtiyacın olan her şeyin en azı, en sadesi, en kullanışlısı demektir.

Alman düşünür Hegel şu sözleriyle minimalist sanat akımını gayet açık biçimde ifade etmiştir: “Sade ama basit olmayan, yalın ama yavan olmayan bir güzellik anlayışıdır.”

Moda – Minimalizm İlişkisi


Öncelikle Minimalizm bir moda akımımıdır? Sorusunun cevabını kendi düşüncelerimle vermek istiyorum. Kesinlikle Hayır!! Bir kere modanın tanıma baktığımızda gelir geçer, değişebilir, öykünme yoluyla kazanılan bir yaşam biçimi olduğu yazmaktadır. Minimalizm ise bu tanımın tam aksini ifade etmektedir. Minimalizmin temel, değişmez çizgileri vardır. Sadelik esastır. Ne olursa olsun ihtiyacın olanı alma ve sadelik kavramlarını temeline alır. O yüzden değiştirilemez. Öykünmeden öte bir ihtiyacı temel almaktadır. Gelin görün ki bu muhteşem davranış ve düşünce akımı hayatlarımızda moda kadar etki etmemiştir. Çünkü minimalizm gibi sade ama içi bir o kadar dolu bir kavram asla modayı yaratanların ve modaya benzetenlerin işine gelmeyecektir. O sebeple de minimalizmi bir moda akımı gibi gelir-geçer gösterme yöntemine başvurmuşlardır.

Modayı hayatlarımıza yerleştiren kişiler her zaman yeni bir şey çıktığında eskisinden vazgeçilebileceği, vazgeçilmesi gerektiği kavramını bize aşılamak isterler. Çünkü asıl esas olan yeniliktir, değişimdir. Minimalizm ise esas olanın elindeki en iyiyle uzun süre ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğinin üzerinde durur. Buradan yola çıkarak kendimce bir yorum daha yaparsam Moda asla bir ihtiyaç değildir. Ancak minimalizm ihtiyaçtır. Şimdi bu konuda daha ayrıntılı bir yorum daha yapmak istiyorum. Eminim konuya biraz hakimseniz aklınıza Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi gelmiştir. İhtiyaçlar ilk basamaktır ve karşılanması gerekmektedir. Bu sebepledir ki Minimalizmi ilk basamaklara koyabiliriz diyebilirsiniz. Hatta dahası Moda kavramı da kendinden gerçekleştirmeden önce, ihtiyaç basamaklarından sonra olan sevgi, saygı, statü kavramlarının yerine koyabiliriz diyebilirsiniz. Ama DEMEYİN! Lütfen! Çünkü bizim bu şekilde algılamamızı istedikleri için biz bu kavramları bu şekilde sıralıyoruz.

Moda kendini gerçekleştirmek için bu hiyerarşi içerisine girmesi gereken bir kavram değildir. Moda bize dayatılan ürün, düşünce, yaşam stilinin tümüdür. Bir insanın kendini gerçekleştirmesi için, sevgi ve saygı duyulan bir insan olması için para kazanmaya hatta ve üstelik bu kazancını ben çok zenginim diye üzerindeki kıyafetlerle insanlara ispatlamaya çalışmasına gerek olmaması gerekiyor. Bu algı ise insanın kendi gerçek ihtiyaçlarını unutmasına neden oluyor. İnsanın sevilmesi, saygı duyulması parayla eş değer olursa manevi varlığımızın ne önemi kalır ki? Kısacası kendini gerçekleştirmek için modaya, lüks eşyalara, paraya ve tüm o maddi fazlalıklara ihtiyacın olmaması gerek. Böyle bir kişi de kendini gerçekleştirmiş sayılmaz zaten. Ancak minimalizm, sadecelik, basit yaşam vs. ne dersen de o halde temel ihtiyaçlarını karşıladığında ve tüm yüklerinden tek tek kurtulduğunda belki de gerçek sevgi, saygı nedir görebilirsin. İşte o zaman kendini gerçekleştirmenin de ne demek olduğunu öğrenirsin.

Tüm bu bilgiler ve yorumlarım ışığında umarım biraz da olsun farkındalık yaratan bir içerik olmuştur. Kendi gerçek yolunuzu bulabilmeniz dileğiyle…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s